Parasomnia yani halk arasında bilinen ismi ile gece terörü;
bir çeşit uyku bozukluğudur. Uyurken ya da uyanırken meydana gelen istenmeyen
olayları içeren deneyimler yaşanmasıdır. İlk aşamalarda çok fazla sorun
yaratmasa da, ilerleyen dönemlerde bireylerin uyku kalitesini ve yaşam
standartlarının düşmesine neden olabiliyor.
Olması gereken sağlıklı bir uyku; REM uykusu ve REM dışı
uyku olarak tıbben tanımlanmaktadır. REM uykusunda göz bebekleri oldukça hızlı
hareket etmektedir, vücut hareketsizdir ve kalp atışları artmaktadır.
Kimi zaman fiziksel olarak da belirtileri görülebilen gece terörü, bireyin ataklar sırasında uykuda kalmasını sağlıyor. Davranışlar ve bakışlar normal gibi görünse de, gece terörü atağı sırasında yaptıklarını ve yaşadıklarını parasomniler hatırlamıyorlar.

Parasomnia (Gece Terörü) Atağı Nedenleri Nelerdir?
Derin uyku esnasında birey birden yataktan fırlar, genellikle
korkmuş, terlemiş, kalp atışları hızlanmış, çığlıklar atabilir, yemek
yiyebilir, sokağa çıkabilir ve daha pek çok hayatını riske edebileceği
davranışlarda bulunabilirler.
Parasomnia hastalığı aileden genetik olarak geçebileceği
gibi, çocukluk ya da sonraki dönemde meydana gelen travmalar sonrasında
oluşabiliyor. Bazı parasomnia atakları, bireye göre değişkenlik gösterebiliyor.
Kimi atağı üzüntü, stres etkilerken, kimilerinin atakları çok farklı sebeplere
dayanabiliyor.
Ateşli hastalıklar, kullanılan bazı tedavi amaçlı ilaçlar, dönemsel yaşanan stresler gibi değişken nedenler kişiyi gece terörü atağına itebilir. Mutlaka bir uzmandan yardım alınması gereken bir durum olan gece terörü atakları, ciddi anlamda bireyin normal hayatını etkileyebilir düzeye gelebiliyor.

Parasomnia (Gece Terörü) ile ilgili Bilinmesi Gerekenler;
Ailenizde bir birey, gece terörü atakları yaşıyorsa bazı
önlemler almanız gerekebilir. Özellikle çocuklarda görünen parasomnia uyku
bozukluğu, ebeveynlerin ciddi önlemler almasını gerektirecektir.
Kişiden kişiye farklılıklar gösterse de gece terörünün
temelinde, atakları tetikleyen dönemlerde uyku sırasında bireyin uyanık gibi
davranması ancak bilincinin açık olmadığı gibi uyku halinin devam etmesidir.
Gün içerisinde bedensel ve zihinsel yorgunluktan
olabildiğince kaçınmak gerekiyor. Yaşanan büyük üzüntüler, stresler, travmalar
sonrasında gece terörü atakları geri dönecek, bireyin zihinsel olarak normal
şartlara dönmesi ile sona erecektir. Ancak bu atak dönemi değişebilmektedir.
Gece uyku esnasında meydana gelen atak; minimum birkaç
dakika, maksimum yarım saat kadar sürebiliyor. Bu ataklar genellikle uykuya
daldıktan sonraki ilk 2-3 saat içerisinde ortaya çıkmaktadır. Genel olarak her
gece aynı saatlerde görülen atakları engellemek için atak saatine 15 dakika
kala kişiyi uyandırmak faydalı olabiliyor.
Parasomnia atağını tetikleyen nedenler ortadan kalktığında kendinden kayboluyor ve sonraki tetikleyici duruma kadar ataklar yaşanmıyor.

Gece Terörü Normal Yaşamı Nasıl Etkiliyor?
Uyku düzeni ve kalitesi tamamen değişen bireyler, ertesi gün
hiçbir şey hatırlamasalar da yeni güne uyandıklarında, kendini uykusuz ve
yorgun hissedeceklerdir. Belirli aralıklarla gece boyu bölünen uyku nedeniyle
vücut ihtiyaç duyduğu yeteri kadar alamayacak ve bu durum metabolizma
hastalıkları başta olmak üzere pek çok sağlık sorununu da beraberinde
getirebilecektir.
Ataklar sırasında yemek yeme eğiliminde olan bireyler, sabah
uyandıklarında mide sorunları yaşayabiliyorlar. Uyandığında kendini son derece
tok hisseden bireyler, bazen mide bulantıları ile de güne keyifsiz
başlayabiliyorlar.
Gece atak sırasında tuvalet yerine yatağı tercih edenler,
evden dışarı çıkıp gezenler, sebepsiz korku ve endişe belirtileri hatta ev
halkına karşı şiddet gösteren bireyler dahi olabiliyor. Gece terörü atağı sırasında; yanında yatan
kişiyi boğmaya çalışanlar, uykuda sevişerek hatırlamayan parasomniler de
bulunuyor.
Şiddeti ve sıklığı bireye göre değişebilen gece terörü atakları uzun dönemler boyunca devam ediyorsa, ilgili bir uzmana danışmanızı tavsiye ediyoruz.

