Vücudun işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesinde
önemli bir rol oynayan metabolizmada, bazı sebeplerden dolayı bozukluklar
görünebiliyor. Bedensel işlevlerde başrol oynayan hormonların salgılanması ile
ilgili sorun yaşanması halinde vücut işlevlerini aksatıyor ya da yerine
getirememeye başlıyor.
Vitamin ve mineral eksikliklerinin yanı sıra diyabet, cinsel
hastalıklar, obezite ve guatr gibi pek çok rahatsızlık, birbiri ile yakından
ilgili olan endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları grubunda yer
almaktadırlar.
Kalıtımsal nedenler ile doğuştan meydana gelen yağ, karbonhidrat ve protein metabolizması hastalıkları, farklı şekillerde tedavi edilebiliyor. Metabolizma hastalıklarının tanıları ise hormon testleri, kan testleri, radyolojik görüntüleme yöntemleri ve diğer tanı testleri sayesinde saptanmaktadır.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları;
- Yüksek
Tansiyon (Hipertansiyon)… Çok farklı ve çeşitli nedenler ile meydana gelen
hipertansiyon rahatsızlığı, son derece yaygın hastalıklardan biri haline
gelmiştir. Diyabet ve hipertansiyonu tetikleyen en önemli nedenler, endokrin ve
metabolik hastalıkları olduğu belirtiliyor. Kan basıncının kontrolünün
sağlanmasını hedefleyen tedaviler uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra bireylerin
antihipertansif ilaçlar kullanması ile tuzsuz diyetler de uygulanması
gerekebilir. - Yeme
Bozuklukları… En sık karşılaşılan yeme bozukluklarına örnek olarak bulimia
ve anoreksiya nevroza gösterilebilir. Bedensel algının bozulması nedeniyle
oluşan bu gibi hastalıklar, aynı zamanda psikiyatrik rahatsızlıklardır. Yüksek
oranda kilo vermek isteyenlerin, zayıflamak amacıyla ishal yapan ilaçları kullanmaları,
istemli olarak kusma gibi davranışlar sonucunda hormonlarda kalıcı hasarlar
meydana gelebiliyor. Bu nedenle endokrinoloji başta olmak üzere farklı branş
doktorları ile koordineli tedavi uygulanmaktadır. - Obezite… Beden
kitle indeksi %30’un üzerinde olan kişiler, obezite hastası olarak
nitelendirilirler. Kısaca vücuttaki yağ oranının normalin üzerinde olmasıdır da
diyebiliriz. Son yıllarda dünya genelinde çok görülmeye başlanan obezite, metabolizma
hastalıklarının tetiklemesi sonucunda da meydana gelebiliyor. Obezite
rahatsızlığı; adrenal bezler, tiroit bezleri, yumurtalıklar ve hipofiz bezi
gibi farklı temellere dayanabiliyor. Mide küçültme, tüp mide gibi operasyonları
içeren alternatif operasyonlar tercih edilebilir. - İnsülin
Direnci Durumları… Vücudun kanda yeteri miktarda insülin bulunmasına rağmen
tepkisiz kalması durumudur. Hiperglisemi ve buna bağlı olarak kandaki insülinin
artması durumu meydana gelir. Bu rahatsızlığın tedavisinde ise endokrin
uzmanları tarafından düzenlenen bir ilaç kullanım tedavisi uygulanmaktadır. Endokrin
uzmanlarının bir takım ilaçlar ile tedavi uygulamasının yanı sıra sekonder
problemler için ayrıca tedavi de uygulamak gerekebilir.

- Diyabet (Şeker) Hastalıkları… Pankreas tarafından yeterli miktarda insülin hormonunun üretilmemesi sonucunda oluşan bu hastalık, bir diğer seçenek olarak üretilen yeterli miktardaki insülin hormonunun hücreler tarafından algılanamaması sebebi ile kan şekerinin yükselmesi ile görülebiliyor. İnsülin hormonu içeren enjeksiyonlar ve diyabet özel üretilen bir takım ilaçlar ile tedavi uygulanabiliyor. Bu gibi tedavi yöntemleri ile hedeflenen, kan şekeri düzeyini normal seviyelerde tutabilmeyi sağlamaktadır.
- Hipofiz Bezi Sorunları… Hipofiz bezi, büyüme hormonu olarak da bilinmektedir. Hipofiz yetmezliği ya da tümör oluşumu gibi durumlarda büyüme de gerilik, cücelik, akromegali gibi bazı rahatsızlıklar meydana gelmektedir. İlaç tedavilerinin yanı sıra ihtiyaç duyulması halinde cerrahi müdahaleler uygulanabilir. Hipofiz bezini kontrol altına almak ise ilk tercih edilen seçenektir.
- İnfertilite (Kısırlık)… Çiftlerin istemelerine rağmen bebek sahibi olmamalarıdır. Erkeklerde kısırlığa neden olan sperm sayısının azlığı, kanal tıkanıklıkları, hormonlar, genetik hastalıklar, varikosel durumlar olabiliyor. Kadınlarda ise kısırlık düzenli regl döngüleri, azalan yumurta rezervleri, erken menopoz gibi çeşitli sebeplerden kaynaklanabiliyor. Kısırlık sorunu genellikle ilaç tedavisi şeklinde uygulanıyor. Ancak gerek duyulması halinde tüp bebek, aşılama gibi yöntemler uygulanarak iyileştirme yoluna gidilebiliyor.

