Ülkemizde yapılan çalışmalar sonucunda, her 3 kişiden
birinde görülen hipertansiyon; arteriyel kan basıncının kalp, beyin, böbrek,
retina ve arterler gibi hedef organlarda, çeşitli hasarlar yaratacak ve zarar
verecek seviyelere yükselmesi durumu olarak özetleyebiliriz.
Hayati derecelere varan risklerin meydana gelmesine neden
olan hipertansiyon, bazen hissedilmese dahi kan basıncının yükselmesine sebep
olarak ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Hipertansiyon, genel olarak ilaçla uygulanan
tedavisine aksatmadan devam edilmesini gerektiren bir rahatsızlıktır.
Hipertansiyon, yaşamsal önem taşıyan pek çok sağlık sorunu da beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle doktorunuz değiştirmediği sürece ilacınızda değişiklik yapmamalı, uyguladığınız diyetlere, mevsimsel değişikliklere ve psikolojik durumunuza dikkat etmeniz gerekiyor.

Kimlerde Hipertansiyon Görülebiliyor?
- Diyabet hastalığı yani şeker hastası olanlarda,
- Damar ve kalp rahatsızlığı bulunanlarda,
- Genetik olarak ailesinde hipertansiyon hastalığı
olanlarda, - Gebelik döneminde olan kadın bireylerde,
- Obezite ya da ideal kilosunu üzerinde kiloya
sahip kişilerde, - İleri yaşta bulunan yetişkinlerde,
- Hareketsiz yaşama sahip, spor yapmayan
kişilerde, - Aşırı alkol tüketen bireylerde,
- Beslenmesinde yağlı ve tuzlu tüketenlerde,
- Yetersiz seviyede protein, kalsiyum, potasyum ve
magnezyum alanlarda, - Sigara kullanan bireylerde,
- Uyku apnesi rahatsızlığı bulunan kişilerde,
- Böbreklerinde sağlık sorunu bulunanlarda,
- Hormonal ve psikolojik ilaçları uzun dönem
kullananlarda, - Tiroit, paratirot, böbrek üstü bezi gibi bazı
endokrinolojik hastalığı olanlarda hipertansiyon görülme riski artabiliyor.

Hipertansiyonun Neden Olduğu Hastalıklar;
- Kalp
Yetmezliği… Kan basıncının kontrolsüzce yükselmesine neden olan
hipertansiyon; kalp kasının kalınlaşarak, kanı vücuda pompalamaya çalışıyor. Geçen
zamanla daha da kalınlaşmaya devam eden kalp kası, pompala işlevini yerine
getirememeye başlıyor ve bu durumda kalp yetmezliği sorunu meydana geliyor. - Böbrek
Hastalıkları… Bilindiği gibi böbreklerimiz, kandaki atıkların süzülmesi
işlemini gerçekleştirirler. Özellikle tuz, düzenli sıvı, asit dengesinin
sağlanabilmesi için sağlıklı damarlara ihtiyaç duyulmaktadır. Kan basıncının
normalin üzerinde olması nedeniyle vücudun sistemsel faaliyetlerinde aksamalar
olabiliyor. Bu durumda böbrek rahatsızlıkları baş gösteriyor. - Göz
Damarlarında Kalınlaşma… Gözümüzün içerisinde bulunan ve retinaya kadar
giden hassas damarlar, hipertansiyon sebebi ile yükselen kan basıncından ciddi
anlamda etkilenebiliyor. Kontrolsüzce yükselen kan basıncı, görme sorunlarına kadar
gidebilen ciddi göz rahatsızlıklarına neden olabiliyor. - Periferal
Damar Hastalıkları… Damar sertleşmesi sonucunda kan akımını etkilenmesi ile
özellikle bacak damarlarında ve ayaklarda görülen ağrı, kramp, uyuşma gibi
semptom ve rahatsızlıklara neden olabiliyor.

- Hafızada
Oluşan Sorunlar… Hipertansiyon nedeni ile kontrolsüz bir şekilde yükselen
kan basıncı sonrasında beyin damarları hasar görebiliyor. Beyinde konuşma,
hafıza ve düşünmeyi sağlayan bölgelerde olumsuz etkiler bırakabiliyor. - Cinsel
Fonksiyonlarda Bozulmalar… Erkek ve kadın ayırt etmeksizin tüm
yetişkinlerde, yapılan araştırmalar artan kan basıncının artması nedeniyle
cinsel işlevlerde bozulmalar meydana geldiği gözlemlenmiştir. - Aort
Anevrizması… Vücudun en büyük damarı olan aort başta olmak üzere, bedenin
her yerinde bulunan damarlarda anevrizma oluşmasına neden olabilen yüksek kan
basıncı, ciddi sorunlara yol açabiliyor. Aortta oluşabilen ani yırtılmalar ise
hayati önem taşımaktadır. - İnme/Felç
Oluşması… Hipertansiyon ile yükselen kan basıncı bazen beyin damarları
üzerinde kalıcı hasarlar meydana getirebiliyor. Kanda oluşan pıhtılaşmanın,
beyin damarlarına ulaşarak burada tıkanıklığa neden olması ile felç geçirme
yaşanabiliyor. - Olası
Kalp Krizi Geçirilmesi… Koroner damarları ile kalp kasını besleyen
vücudumuz, kan basıncı nedeniyle damarlarda meydana gelen daralmalar ve
tıkanmalara sebep olabiliyor. Göğüste ağrı, göğüste baskı, nefes almada güçlük
gibi durumların oluşmasına neden olan yeterli kan akışının kalbe sağlanmaması
ile kalp krizi riski artmaya başlamaktadır.

