VÜCUDUN ENERJİ KAYNAKLARI VE DEPOLANMASI

Vücudumuzda yeteri kadar enerjinin olması, gün içerisindeki
tüm aktivitelerimize ve ruh halimize yansıdığından son derece önemli bir
konudur. Bazen kendimizi enerji dolu hissederken, bazen de oturduğumuz yerden
kalkmak bile istemeyiz. Bu durumun dengesini ise vücudumuzdaki enerji
sağlamaktadır.

Düzenli olarak beslenme yolu ile vücudumuza enerji katkısında
bulunmamız gerekiyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin, en önemli sebeplerinden
biri de budur. Gün içerisinde kendimizi enerjik hissetmek için ani enerji
yükseltici olan kahve, meyve suyu gibi içecekler ile desteklemeye çalışırız.
Oysa enerjinizi nasıl korumanız gerektiğini bilmeniz halinde, gün sonuna kadar
kendinizi enerjik hissedersiniz.

Enerji, besinler yolu ile alınan yağ, karbonhidrat ve protein olarak depolanırlar. Bedenimiz fazla olarak algıladığı enerjiyi, yağa dönüştürerek uzun bir süre saklayabilmektedir. Yeterince beslenemediği durumlarda ya da ağır bir antrenman sonrasında depolanan yağları, yağ asitleri ve gliserollere ardından ise ısıya dönüştürerek kullanır.

Vücudumuzun Enerji Kaynakları;

  • Kalsiyum…
    Kemik ve diş sağlığındaki önemi ile bilinen kalsiyum, kas ve sinir yapısı
    içinde oldukça önemlidir. Kalın bağırsak kanserine karşı korumada etkili olan
    kalsiyum, aynı zamanda kanın da pıhtılaşmasını sağlamaktadır. Mısır, süt ve süt
    ürünleri, sardalya balığı, kalamar, ıstakoz ve brokoli gibi yüksek oranda
    kalsiyum barındıran besinleri tüketerek, kalsiyum ihtiyacınızı
    karşılayabilirsiniz.
  • Folik
    Asit…
    Vücudumuzda bulunan folik asit seviyesi, kanser ve kansızlığın oluşu
    için oldukça önemli. Kullanılan kolestrol düşürücüler, içilen aspirin, doğum
    kontrol ilaçları, sara ilaçları, alkol gibi faktörler, vücuttaki folik asit
    seviyesinde etkilidir. Folik asit kaynağı olduğu bilinen karaciğer, yumurta
    sarısı, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, portakal gibi besinleri
    tüketerek ihtiyaç duyulan folik asidi alabilirsiniz.
  • Magnezyum…
    Vücudumuzdaki proteinlerin kana karışmasının yanı sıra kas ve sinirlerin
    düzgün bir şekilde çalışması için magnezyuma gereksinim duyulmaktadır. Yeterli
    seviyede magnezyum bulunmuyorsa vücudumuzda; depresyon, iştah kaybı, göz
    kararması ve kasların zayıflaması söz konusu olabiliyor. Magnezyum ihtiyacını
    karşılamak için fındık, ceviz, balkabağı ve muz gibi besinleri
    tüketilebilmektedir.
  • Demir… Hamilelik,
    yaşlılık, regl dönemleri, diyet, vejetaryenlik gibi sebepler dolayısıyla
    vücutta azalan demiri mutlaka yerine koymamız gerekiyor. Vücutta bulunan demir
    seviyesi oldukça önemlidir. Çünkü demir eksikliği kadar, yüksek demir oranı da
    bazı sağlık sorunlarına neden olmaktır. Yüksek oranda bulunan demir nedeni ile
    kalpte sağlık sorunları meydana gelebilmektedir. Kırmızı et, balık, kuru
    fasulye, kurutulmuş meyve, yumurta sarısı gibi besinleri düzenli tüketerek
    demir alımı yapılmalıdır.
  • B2 ve B6
    Vitaminleri…
    Bağışıklık ve sinir sistemi için önemli olan bu iki vitamin,
    vücudun enerji kaynakları arasında yer alıyor. Tavuk eti, süt ve süt ürünleri,
    balık, turp, ıspanak, pirinç, soya fasulyesi, patates, muz ve avokado gibi
    besinleri tüketerek B2-B6 vitaminlerini beslenme yolu ile temin edebiliriz.
  • Çinko… Tat
    ve koku duyuları için önemli olan çinkonun en bilinen özelliği ise bağışıklık
    sistemini güçlendirmesidir. Diyabet hastalarının ve böbrek hastalarının çinko
    eksikliği tehlikesi bulunduğundan, özellikle dikkat etmeleri gerekmektedir.
    Bezelye, fasulye, fındık gibi besinler yolu ile vücudumuza çinko desteği
    sağlanmaktadır.

Antrenmanlarda Enerji Kullanımı;

Antrenman esnasında vücudumuz, bir arabanın çalışması gibi
yakıta ihtiyaç duymaktadır. Vücudumuzun gereksinim duyduğu bu yakıt ise
enerjidir. Kaslarımızın kullanacağı yakıt miktarı rafinedir. TriFosfat-ATP
olarak isimlendirilmektedir ve biz buna enerji diyoruz.

Kas hücrelerinde, kısıtlı olarak belirli bir miktar olarak
depolanır. Kasların antrenman sırasında belirli bir süre enerji ihtiyaçları bu
şekilde karşılanmaktadır. Enerjinin sağlanma seviyesi ile tüketilme seviyesi
orantılı olmalıdır.

Koşu çalışmaları yapıyorsanız, antrenman öncesinde karbonhidrat ağırlıklı beslenmeye özen göstermelisiniz. Koşu sırasında yeterli enerjiye sahip olmanız, daha uzun süre çalışma yapmanıza yardımcı olacaktır. Koşu sporuna özel olarak tasarlanmış, yeni sezon koşu ayakkabı modelleri ile yorgunluk hissetmeden, enerji dolu bir şekilde sporunuzu yapabileceksiniz.

Antrenman sonrasında yapılan çalışmalar, kas liflerindeki
kompozisyon yüzdesinin antrenman ile değişikliğe uğradığı yönünde olmuştur. Antrenman
sonrasında meydana gelen kaslardaki deformasyonun tekrar toparlanması ve
yenilenmesi için de enerji ihtiyacı meydana gelmektedir.

Antrenman sırasında ise 1 dakikadan kısa süren kuvvet
yüklenmelerinde, yüksek enerjiler ve kreatin-fosfat moleküllerinden enerji
harcanır. Dayanıklılık gerektiren ve 8 dakikaya kadar süren antrenmanların enerjileri,
karbonhidratlardan kullanılmaktadır.

8 dakika ve daha fazla süren bedensel yüklenmelerde, karbonhidratlara ek olarak yağlarda enerji olarak kullanılmaktadır. 1 saat ve üzerindeki antrenmanlarda ise enerji kaynağı olarak yağlar kullanılmaktadır. Uzun vadeli enerji deposu olarak yağların kullanıldığını da hatırlatmış olalım. Eğer amacınız kilo vermek ise bu durumu da dikkate alarak antrenman çalışmalarınızı yapmalısınız.

Yorum yaz