Sağlıklı beslenebilmek için; Ne yemek gerektiğini bilmek kadar önemli olan bir diğer unsur ise ne kadar ve ne zaman yemek gerektiğini bilmektir. Sağlıklı besinler tüketiyor olabilirsiniz ancak günde kaç öğün yemeniz gerektiğini bilmiyorsanız sorun yaşayabilirsiniz.
Beslenme düzeninin doğrudan bağışıklık sistemini ve hormonal
dengeyi etkilediğini düşünürsek, sağlıklı beslenme ile ilgili hiçbir ayrıntıyı
atlamamız gerekir. Gün içerisindeki öğün sayısı; açlık tokluk süresini
değiştirmesinin beraberinde enerji alımını da sağlıyor.
Herkesin metabolizma hızı ve vücut tipinin farklı olduğunu varsayarsak, 3 öğün beslenmeli ya da beslenmemeli demek elbette ki yanlış olur. Ancak ortalama olarak, geneli baz alan araştırmalar doğrultusunda beslenmenin mutlak değerleri hakkında bilgi edinebiliriz.

3 Ana Öğün, 3 Ara Öğün
Yapılan araştırmalar; Hipoglisemi riskini ve metabolizma
hızını esas alarak 3 ana öğün, 3 ara öğün olarak beslenmenin faydalı
olacağından yana. Sık tüketilen gıdalar sağlıklı ve kontrollü halinde,
metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını sağlayacaktır.
Metabolizmanızın hızlı çalışması, yağın vücutta birikmesini
önleyecektir. Hızlı çalışan metabolizmaya sahip kişilerde, kilo sorunu olmadığı
fark etmişsinizdir. Bunun nedeni; vücudun yağ depolamasının önüne geçilmesidir.
Vücudun yağ depolaması ise uzun süreli açlıkta, yemek bulamadığında depolanan
yağları kullanarak enerjiye çevirmesi için gerekli olmasından
kaynaklanmaktadır.
Sık yenilen öğünlerin bir diğer artısı ise insülin direnci
ile ilgilidir. İnsülin direncinin daha iyi düzenlenmesi ise aniden gelen tatlı
krizleri gibi vücudumuzun verdiği olağan dışı sinyallerin önüne geçmemizi
sağlar. Ayrıca kan şekerimizin, ideal ölçülerde seyretmesine yardımcı olur.
Duygusal açlık olarak adlandırılan, aç değilken bile kendimizi aç hissetmemize neden olan psikolojik bildirimlere engel olmak içinde; az ve sık yemek bir çözümdür. Ara öğünler ile oyalanan vücudumuz, gereksiz açlık sinyalleri oluşturmaya gerek görmeyecektir.

En Önemli Öğün Neden Kahvaltı?
Uzmanlardan sıkça duyduğumuz bir konu olan Kahvaltı,
gerçekten bu kadar önemli mi?
Sağlıklı beslenmede kahvaltı, atlanmaması gereken
öğünlerdendir. İş yerinde bir poğaça yemek yerine sağlıklı ve bol proteinli bir
kahvaltı yapmak gerekir. Uyandıktan sonraki ilk 1 saat içerisinde yapılması
tavsiye edilen kahvaltı, metabolizmanın hızlanması ve güne hızlı bir şekilde
devam etmesi için oldukça önemlidir.
Kahvaltı etme alışkanlığı olmayan bireylerin, olanlara
oranla daha fazla kilo artışı yaşayabileceği de araştırmalarda kanıtlanan
veriler arasındadır. Yaşam kalitenizi etkileyen beslenme düzeninize özen
göstermeli, hiçbir öğünü atlamamalısınız.
Atladığınız bir öğüne; alınmamış kalori olarak bakmamalı aksine
daha fazla açlık hissedeceğiniz için bir sonraki öğünde alacağınız ekstra
kaloriler olarak düşünmelisiniz. Uzun süre aç kalmanız, normal bir öğünde
yediğinizden daha fazla gıda tüketmenize neden olacaktır.
Yağ yakımını hızlandıran, metabolizmayı çalıştıran Kahvaltı aynı zamanda kendinizi daha dinç ve enerjik hissetmenizi de sağlayacaktır. Farklı görüşler ortaya konsada genel geçerliliği olan ortan fikir; Kahvaltı Önemlidir…

Öğünlerdeki Enerji Kaynakları ve Beslenme Tavsiyeleri
Sağlıklı besleniyorsanız; Gün içerisinde tükettiğiniz her
bir gıdanın vücudumuz için gerekliliği olduğunu bilirsiniz. Tükettiğimiz Protein,
Karbonhidrat ve Yağlar ise enerji kaynaklarımızdandır. Sağlıklı yağlar
tüketmeye dikkat etmeli, protein ve karbonhidrat alımını eksik etmemeliyiz.
Yağ içeren gıdaların sağlıksız olduğu bilgisinin, yanlış
olduğunu artık biliyoruz. Hayvansal yağlar yerine sağlıklı yağlar grubuna giren;
zeytinyağı, soya ve ayçiçeği gibi bitkisel yağların yanında omega 3 gibi balık
yağlar da tüketebiliriz.
Ara öğünlerde; fabrikasyon diye adlandırılan ambalajlı
gıdalar yerine kavrulmamış kuru yemişler tercih edilebilir. Ancak çok
bekletilmiş kuru yemişlerde; kanserojen bir madde olan aflatoksin oluştuğundan
ve içerisindeki yağlar lipid perokside dönüştüğünden taze tüketilmelidir.
Öğünlerinizde, özellikle şekerden kaçınmalısınız. Glusit içeren şeker, yağların yakılmasını engellemekte olduğunu da hatırlatmak isteriz…
