GENLERİMİZ BESLENMEMİZİ NE KADAR ETKİLİYOR?

Anne ve babanın özelliklerini ağırlıklı olarak bireye
yansıtan genler, pek çok konuda karşımıza çıktığı gibi beslenmemizi de
etkileyebiliyor. Atalarımızdan bizlere kalan mirasa kalıtım deniliyor. Yaşam
tarzımız, hayatı algılama biçimimiz, beslenme alışkanlıklarımız da mutlaka bu
mirastan bir pay oluyor.

Genlerimizde görülen bazı farklılıklar, beslenmemizi
doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle bireylerde görülen kalp hastalıkları,
hipertansiyon ve diyabet gibi pek çok hastalıkta genlerden kaynaklanabiliyor. Bu
nedenle, kişiye özel beslenme programı gereksinimleri ortaya çıkıyor.

Beslenme şeklinin bireye özgü olması gerektiğinden bir beslenme uzmanına gittiğinizde, size özel bir beslenme programı hazırlayacaktır. Ayrıca kişisel olarak hazırlanan beslenme programları; sağlığın devamlılığını sağlamak, yetersiz ve yanlış beslenmeyi engellemek ve bir takım kronik hastalıklarının önüne geçmek için oldukça yararlıdır.

Gen Analizinin Beslenmedeki Önemi;

Özellikle kilo vermek isteyen bireylere son dönemde
uygulanan ve başarılı sonuçlar alınan gen analizine uygun beslenme yöntemi
giderek popüler olacağa benziyor. Yeni trendler arasında girmeyi başaran
genetik analizler, beslenme konusunda da bizlere yardımcı oluyor.

Aynı diyeti uygulayan aynı kilo, yaş ve özelliklere sahip
bireylerden, farklı sonuçlar alınabiliyor. Bunun nedeni bedenin besinlerle
etkileşimlerindeki farklılıklar ya da kişinin metabolizma hızı olabiliyor.
Temele inildiğinde ise bu özelliklerin oluşması genlerin etkileri ile oluyor.

Bu alanda yapılan çalışmalar gen analizi dikkate alınarak hazırlanan bireysel diyetlerin, diğerlerine oranla 2,5 kat daha fazla verimli olduğunu gösteriyor. Ayrıca genetik esas alınarak hazırlanan bir beslenme programı ile kilo vermenin yanı sıra bedensel sağlığın sürekliliğini sağlamak, mevcut kilonuzu uzun vadede koruyabilmek için de uygulanabilmektedir.

Ara Öğün ve Genlerin İlişkisi Nasıldır?

Sağlıklı beslenme denildiğinde birçoğumuzun aklına ara ve
ana öğünlerden oluşan beslenme programları geliyor. Bazı uzmanlar ısrarla ara
öğün yapılması gerektiğini vurgularken, bazı beslenme uzmanları da aksi yönde
iddialarını savunuyorlar.

İçinden çıkılamayan bir sorun haline gelen ara öğün
çelişkisi, aslında bireysel olarak değişebiliyor. Bu noktada devreye genler ve
vücudunuz giriyor. Herkes ara öğün yapmalı ya da yapmamalı demek bu nedenler
yanlış bir kanı olacaktır.

Kendi vücudunuzu gözlemleyerek, hareket etmenizde yarar var.
Eğer sık acıkan bir bünyeye sahipseniz, ara öğün yapmak yararınıza olabilir.
Ancak ihtiyaç duymadığınız halde sadece ara öğün saatiniz geldiği için bir
şeyler tüketiyorsanız yanlış yolda olabilirsiniz. Ara öğünler, kişiden kişiye
değişebilen ve farklı sonuçlar elde edilen bir uygulamadır.

Nasıl ki kilo vermek isteyenlere yeni bir beslenme programının beraberinde spor tavsiye ediliyor ancak bazı bireyler spor yapmadan da hızlı bir şekilde kilo verebiliyorsa, bu tamamen vücudunuzun tepkilerini meydana getiren genetik kodlarınız ile ilgili olduğu da bilmelisiniz.

Besin Gereksinimlerini Genler Etkiler Mi?

Kronik bazı sağlık sorunları genleri ile bireylere atalarından
geçebiliyor. Genetik yatkınlık olarak belirtilen bu durum aslında vücudun
savunma mekanizması ile doğrudan ilgilidir. Böyle durumlarda ise bireye ve
genetiğine uygun bir beslenme düzeni planlanması gerekiyor.

Aile bireyleri içerisinde kronik hastalık olan bireylerin,
bağışıklık sistemlerinin daha zayıf olması gibi nedenler ile ilerleyen yaşlarda
aynı sağlık problemleri baş gösterebiliyor. Beslenme ve bağışıklık arasında
ciddi bir bağ olduğunu varsayarsak, bu noktada beslenmenin önemini daha iyi
anlayabiliyoruz.

Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besin gereksinimleri ve sağlık durumu, kişinin gen yapısı ile bağlantılı olabiliyor. Bedensel direnç, metabolizma, bağışıklık sistemi genlerden etkilendiğini düşünürsek, bireysel bir beslenme yöntemi uygulamak gerekiyor. Örneğin diyabet ailenizde varsa, beslenmenizi bu yönde ilerletmeniz, özel bir beslenme programı uygulamanız gerekebiliyor.

Yorum yaz